Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen silahlı saldırı, okul ve çevresindeki güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, saldırıya ilişkin yazılı açıklamasında, eğitim ortamlarında karşılaşılan şiddetin tekil olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
Okula gitmek üzere evlerinden çıkan öğrencilerin silah seslerinin ortasında kaldığını ve saldırıda yaralananların bulunduğunu belirten Özbay, Milli Eğitim Bakanlığının güvenlik politikasını eleştirdi. Okul kapısında yalnızca bir güvenlik görevlisi görevlendirmenin şiddet sorununu çözmeye yetmeyeceğini ifade eden Özbay, fiziki tedbirlerin rehberlik, psikososyal destek ve sosyal politikalarla birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Okul güvenliğine ilişkin uyarılarını hatırlattı
Eğitim-İş’in uzun süredir okullardaki güvenlik sorunlarına dikkat çektiğini belirten Özbay, bu konuda raporlar hazırladıklarını, eylemler düzenlediklerini ve tespit ettikleri sorunları Milli Eğitim Bakanlığına ilettiklerini söyledi. Sendikanın “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle imza topladığını da hatırlatan Özbay, farklı şiddet olaylarının ardından yaptıkları çağrıları sürdürdüklerini ifade etti.
Bu uyarılara rağmen Turgutlu’da yeni bir silahlı saldırının meydana geldiğine işaret eden Özbay, okul çevrelerinde silah ve şiddetin görülmesinin eğitim sistemi bakımından ciddi bir sorun oluşturduğunu savundu. Bakanlığın yaşanan olayları münferit olarak nitelendirmesinin yeterli bir yaklaşım olmayacağını belirten Özbay, sorunun varlığının kabul edilmesi ve önleyici adımların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Özbay’ın açıklamasında, okul güvenliğinin yalnızca bina girişleriyle sınırlı tutulamayacağı vurgulandı. Öğrencilerin evlerinden çıktıktan sonra okula güvenli biçimde ulaşabilmesi ve öğretmenlerin görevlerini güvenli koşullarda sürdürebilmesi de eğitim ortamının güvenliği kapsamında değerlendirildi.
“Güvenlik görevlisiyle sınırlı bir yaklaşım çözüm olmaz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Özbay, Bakanlığın sorumluluğunun müfredat hazırlamak ve yönetmelik düzenlemekle sınırlı olmadığını savundu. Öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının da kamusal sorumluluk kapsamında bulunduğunu ifade etti.
Özbay, “Şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez” sözleriyle, güvenlik personeli görevlendirilmesine dayanan tek yönlü yaklaşımın yetersiz kalacağını belirtti. Açıklamada, fiziki güvenlik önlemlerinin önemine karşı çıkılmamakla birlikte, bu tedbirlerin eğitim ve sosyal politikalarla desteklenmesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Okul girişleri ve çevresindeki güvenlik önlemlerinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Özbay, şiddetin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan başlıkların da aynı plan içinde incelenmesi gerektiğini kaydetti. Böylece güvenlik uygulamalarının yalnızca olay anına veya okul kapısına odaklanmak yerine, önleyici ve çok yönlü bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.
Rehberlik ve psikososyal destek vurgusu
Özbay, okullardaki rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, çocukların psikososyal destek ihtiyacı, toplumda şiddetin yaygınlaşması ve silaha erişim konularının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Bu alanlarda eş zamanlı politika geliştirilmeden okulların yalnızca fiziki tedbirlerle güvenli hale getirilemeyeceğini ifade etti.
Okullardaki rehber öğretmen sayısının gözden geçirilmesini isteyen Özbay, çocukları şiddetten koruyacak sosyal politikaların da uygulamaya konulması çağrısında bulundu. Okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin, öğrencilerin ihtiyaç duyduğu rehberlik ve destek mekanizmalarıyla tamamlanması gerektiğini belirtti.
Özbay’a göre her olayın ardından açıklama yapılması ve soruşturma başlatılması, okul güvenliğinde kalıcı sonuç elde etmek için tek başına yeterli değil. Devletin temel görevinin yalnızca saldırı sonrasında failleri bulmak olmadığını savunan Özbay, asıl hedefin bu tür olayların meydana gelmesini önlemek olması gerektiğini vurguladı.
Kapsamlı şiddet eylem planı talebi
Eğitim-İş Genel Başkanı, Milli Eğitim Bakanlığından eğitim ve sosyal politikaları bir araya getiren kapsamlı bir şiddet eylem planı hazırlanmasını istedi. Planın okul çevresindeki güvenlik tedbirlerinden rehberlik hizmetlerine, çocukların korunmasına yönelik sosyal politikalardan psikososyal desteğe kadar farklı alanları kapsaması gerektiğini kaydetti.
Bakanlığın saldırılar sonrasında “bilmiyorduk”, “öngöremedik” veya “münferit olay” yaklaşımına başvuramayacağını savunan Özbay, öğrenciler ile eğitim çalışanlarının yaşam hakkının korunması gerektiğini vurguladı. Güvenli eğitim ortamının oluşturulabilmesi için risklerin olay yaşanmadan önce belirlenmesine ve önleyici uygulamaların devreye alınmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Özbay, Turgutlu’daki silahlı saldırının bütün yönleriyle araştırılmasını, varsa ihmal ve sorumlulukların ortaya çıkarılmasını istediklerini bildirdi. Eğitim-İş olarak süreci takip edeceklerini belirten Özbay, saldırıda yaralanan öğrencilere acil şifa, ailelerine de geçmiş olsun dileklerini iletti.

