Okullardaki şiddet tartışmasında insan odaklı eğitim çağrısı

Manisa’da eğitim-öğretim yılının ikinci haftasında yaşanan şiddet olayının ardından açıklama yapan Hepimizin Sendikası, okullara güvenlik görevlisi yerleştirmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek şiddetin toplumsal ve eğitsel nedenlerine odaklanılması gerektiğini bildirdi.

Okullardaki şiddet tartışmasında insan odaklı eğitim çağrısı

2026/2027 eğitim-öğretim yılının ikinci haftasında Manisa’da meydana gelen şiddet olayı, okullarda alınan güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Olayın ardından yazılı açıklama yayımlayan Hepimizin Sendikası; öğrencilere, öğretmenlere, eğitim camiasına ve millete geçmiş olsun dileklerini iletti.

Sendika, okullara güvenlik personeli verilmesinin şiddeti önlemeye tek başına yetmediğini savundu. Açıklamada, okul güvenliği tartışmasının yalnızca fiziki tedbirler ve personel görevlendirmesi üzerinden yürütülemeyeceği; toplumsal şiddet, gelir adaletsizliği, işsizlik, umutsuzluk ve sınav odaklı eğitim yapısının da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Bahçe görevlisi uygulamasına eleştiri

Hepimizin Sendikası, geçtiğimiz yıl okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından Millî Eğitim Bakanlığı ile sendikaların güvenlik tedbirlerine yöneldiğini kaydetti. Açıklamaya göre yeni eğitim-öğretim yılında, henüz bütün okulları kapsamasa da “bahçe görevlisi” adı altında güvenlik personeli görevlendirildi.

Manisa’daki olayın bu yaklaşımın yeterli olmadığını gösterdiğini ileri süren sendika, güvenlik görevlisinin tek başına çözüm olarak görülmesine karşı çıktı. Açıklamada, bir soruna doğru müdahale edilebilmesi için öncelikle o sorunu ortaya çıkaran nedenlerin doğru biçimde belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Sendikanın değerlendirmesi, okul güvenliğinin yalnızca okul girişlerinde veya bahçelerde alınacak tedbirlerle sınırlandırılmaması gerektiği görüşüne dayanıyor. Buna göre güvenlik personeli görevlendirilmesi, şiddetin temelinde bulunduğu savunulan sosyal ve ekonomik sorunları ortadan kaldırmıyor.

“Okuldaki şiddet toplumdan bağımsız değil”

Açıklamada okulun hayatın dışında değil, toplumsal yaşamın bir parçası olduğu vurgulandı. Bu nedenle eğitim kurumlarında görülen şiddetin de toplumdaki genel şiddet ortamından ayrı değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Hepimizin Sendikası, toplumsal şiddetin temelinde neoliberal sistemin doğurduğunu savunduğu gelir adaletsizliği, haksızlıklar, işsizlik ve umutsuzluğun bulunduğunu bildirdi. Toplumda bu sonuçlara karşı öfke biriktiğini ifade eden sendika, yaşananların aynı zamanda toplumsal yozlaşmanın yansımaları olduğunu ileri sürdü.

Bu çerçevede sokaklarda daha fazla bekçi, okullarda ise daha fazla güvenlik görevlisi görevlendirilmesinin sorunu çözemeyeceği görüşü dile getirildi. Sendika, Millî Eğitim Bakanlığının tek başına alacağı tedbirlerin de yetersiz kalacağını belirterek daha kapsamlı bir yaklaşım çağrısında bulundu.

Sınav odaklı eğitim yapısı gündemde

Sendika, okullardaki şiddetin azaltılabilmesi için öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini merkeze alan bir eğitim sisteminin kurulması gerektiğini savundu. Açıklamada, öğrencilerin yalnızca sınavlara hazırlanan bireyler olarak görülmemesi ve insani yönlerini geliştirebilecekleri eğitim ortamlarının oluşturulması istendi.

Millî Eğitim Bakanı’nın 1 Eylül’deki açılış konuşmasında eğitimi bir sınavlar bütünü olmaktan çıkardıklarını söylediğini hatırlatan sendika, LGS ve YKS’nin varlığını sürdürdüğüne dikkat çekti. Mevcut sistemin gençleri tek tipleştirdiğini savunan açıklamada, sınav merkezli yapının öğrencilerin farklı ilgi ve yeteneklerini geri plana ittiği öne sürüldü.

Okul binalarının da öğrencilerin insani yönlerini, ilgi alanlarını ve yeteneklerini geliştirecek ortamlar sunamadığı belirtildi. Sendika, mevcut eğitim mekânlarını “beton yığını” olarak nitelendirirken Millî Eğitim Bakanlığının millî değerlerden söz ettiğini ancak bu değerlerin içeriğini dolduramadığını savundu.

Çözüm olarak insan odaklı eğitim önerisi

Hepimizin Sendikası, kalıcı çözüm için neoliberal anlayış ve uygulamalardan köklü biçimde uzaklaşılması gerektiğini bildirdi. Açıklamada; disiplinli, üretimi temel alan ve hakça paylaşımı gözeten bir toplum ve devlet düzeninin kurulması çağrısı yapıldı.

Çocuklara ve gençlere ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim verilmesi gerektiğini belirten sendika, gelecek ve liyakat vaat eden bir yapının önemine işaret etti. Böyle bir düzen kurulmadan, okul güvenliğinin yalnızca güvenlik personeli üzerinden ele alınmasının şiddeti önlemeye yetmeyeceği görüşü tekrarlandı.

Sendikanın açıklamasında insan odaklı eğitim, okullardaki şiddetle mücadelenin temel unsuru olarak gösterildi. Güvenlik tedbirlerinin ötesine geçilmesi; eğitim sisteminin, okul ortamlarının ve şiddeti beslediği savunulan toplumsal koşulların birlikte ele alınması istendi.