Manisa’nın Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi’ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 22 Eylül sabahı gerçekleştirilen silahlı saldırı, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamaları yeniden tartışmaya açtı. İlk haberlerde saldırganın saat 08.00 sıralarında ateş açtığı ve öğrencilerin yaralandığı bildirildi. Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi gönderildi.
Yaralı sayısına ilişkin yayınlarda farklı rakamlar yer aldığı için resmi makamların nihai açıklaması olmadan kesin bir bilanço vermek mümkün değil. Ancak saldırının öğrencilerin okula geldiği saatlerde ve doğrudan bir lisenin önünde yaşanması; giriş-çıkış güvenliği, polis ekiplerinin konumlandırılması ve okullarda profesyonel güvenlik personeli istihdamına yönelik düzenlemelerin durumuna ilişkin soruları öne çıkardı.
Saldırıdan dört gün önce güvenlik planı açıklanmıştı
Manisa Valiliği, saldırıdan dört gün önce, 18 Eylül 2026’da 2026-2027 eğitim öğretim yılında uygulanacak okul güvenliği önlemlerini kamuoyuyla paylaşmıştı. Resmi açıklamaya göre il genelindeki 507 okulda 531 bahçe görevlisinin çalışması planlandı. İl merkezinde bulunan 96 okul için de 71 Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi görevlendirildi.
Plan kapsamında okulların giriş ve çıkış saatlerinde 59 ekip ile toplam 118 personelin görev yapacağı bildirildi. Ayrıca okul çevrelerinin denetlenmesi, servis araçlarının kontrol edilmesi, bağımlılıkla mücadele yürütülmesi ve öğrencilerin suçtan korunmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi öngörüldü.
Turgutlu’daki saldırının tam da öğrencilerin okula geliş saatinde meydana gelmesi, açıklanan planın İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi çevresinde nasıl uygulandığı sorusunu gündeme getirdi. Bununla birlikte mevcut resmi açıklamalarda saldırı sırasında okul önünde polis ya da başka bir güvenlik personeli bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi yer almıyor.
Bu nedenle mevcut veriler üzerinden “Saldırı sırasında okul önünde polis yoktu” şeklinde kesin bir sonuca varılamıyor. Ancak Türkiye’deki her okulun kapısında sürekli polis görevlendirildiğini söylemek de mümkün değil. Uygulanan sistem, her okula sabit bir polis memuru yerleştirilmesi yerine risk analizine dayalı bir görevlendirme modelini esas alıyor.
Her koordinasyon görevlisi sabit polis anlamına gelmiyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin saldırıdan bir gün önce, 21 Eylül’de yaptığı açıklamaya göre okullar yeniden gerçekleştirilen analizler doğrultusunda risk gruplarına ayrılıyor. Birinci ve ikinci derece riskli okullarda polis sürekli görev yaparken, üçüncü ve dördüncü derece risk grubundaki okullarda okul yönetimleriyle bağlantılı çalışan polis irtibat görevlileri bulunuyor.
Asayiş, narkotik ve çocuk şube ekiplerinin de okul çevrelerinde denetimler gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bununla birlikte bir okul için Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi belirlenmiş olması, okul kapısında gün boyunca sabit bir polis bulunduğu anlamına gelmiyor. Bu görevliler, daha geniş kapsamlı bir irtibat ve koordinasyon sisteminin parçası olarak çalışıyor.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in nisan ayında açıkladığı veriler de iki görev modeli arasındaki farkı ortaya koyuyor. Buna göre 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye genelindeki 1.136 okulda kolluk görevlisi, 24 bin 214 okulda ise Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi görevlendirildi.
Okul kolluk görevlisi doğrudan okul güvenliğine yönelik kolluk hizmeti yürütürken koordinasyon görevlisi, okul yönetimi ile güvenlik birimleri arasındaki bağlantının sağlanmasında rol alıyor. Dolayısıyla 24 binden fazla okulun koordinasyon sistemine dahil edilmiş olması, aynı sayıda okulun girişinde kesintisiz polis görevlendirildiğini göstermiyor.
Turgutlu’daki olay açısından yanıt bekleyen başlıklardan biri, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin hangi risk kategorisinde bulunduğu. Okulun birinci veya ikinci derece risk grubunda olması halinde mevcut modele göre sürekli polis görevlendirilmesi gerekiyor. Okulun risk sınıfı henüz açıklanmış değil.
Güvenlik görevlisi teklifi henüz yasalaşmadı
Okul güvenliği tartışmaları nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullara yönelik silahlı saldırıların ardından da gündeme gelmişti. Bu olaylardan sonra Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı olağanüstü güvenlik değerlendirmesi yaptı.
Millî Eğitim Bakanlığının 16 Nisan tarihli açıklamasında okul giriş ve çıkışları, çevre güvenliği, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergâhları ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanların yeniden ele alındığı belirtildi. İçişleri Bakanlığı da 81 valiliğe “Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri” genelgesi gönderdi.
Genelgede okulların risk analizinden geçirilmesi, okul içini ve çevresini görebilecek kamera sistemlerinin kurulması, okul yönetimleri ile kolluk kuvvetleri arasında sürekli bilgi paylaşımının sağlanması ve tehditlerin olay gerçekleşmeden tespit edilebilmesi amacıyla erken uyarı mekanizmaları oluşturulması istendi.
Saldırıların ardından 5 Mayıs 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan 2/3676 esas numaralı “Millî Eğitim Temel Kanunu ve Özel Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ise özel okullar dahil Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bütün okullarda koruma ve güvenlik görevlisi istihdam edilmesini öngörüyor.
Teklifte devlet okullarında çalışacak güvenlik personelinin öncelikle görevinden ayrılmış uzman erbaş ve jandarmalar arasından seçilmesi planlanıyor. Ancak düzenleme henüz kanunlaşmadı. TBMM kayıtlarında teklifin durumu “Komisyonda” olarak yer alıyor.
Teklif, 7 Mayıs 2026’da esas komisyon olarak Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna; tali komisyon olarak da Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderildi. Bu nedenle bütün okullara güvenlik görevlisi getiren yeni bir yasanın yürürlüğe girdiği yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor.
Bahçe görevlisi ile özel güvenlik görevlisi aynı statüde değil
Kanun teklifinin yasalaşmamasına karşılık yeni eğitim öğretim yılı için farklı bir personel modeli planlandı. İçişleri Bakanlığının verilerine göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında 81 ilde 31 bin okul bahçe görevlisinin istihdam edilmesi öngörüldü. Bazı illerde bu personelin Toplum Yararına Program üzerinden alındığı açıklandı.
Kırıkkale’de 119 personelin okul bahçeleri ile giriş-çıkış alanlarında gözetim ve düzenin sağlanmasına yardımcı olmak üzere görevlendirileceği, alımlarda özel güvenlik kimlik kartına sahip kişilere öncelik verileceği bildirildi. Ancak bahçe görevlisi ile 5188 sayılı Kanun kapsamındaki özel güvenlik görevlisi aynı görev ve statüye sahip değil.
Bu ayrım nedeniyle 31 bin bahçe görevlisinin planlanması, okullara aynı sayıda silahlı veya silahsız profesyonel özel güvenlik görevlisi atandığı anlamına gelmiyor. Turgutlu’daki saldırı da polis, koordinasyon görevlisi ve bahçe görevlisinden oluşan mevcut yapının sahadaki işleyişinin yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
Soruşturma ilerledikçe okulun risk kategorisi, saldırı anındaki güvenlik görevlendirmesi, açıklanan 59 ekip ve 118 personellik planda okulun nasıl konumlandırıldığı ve polisin olay yerine ulaşma süresi önem kazanacak. Bu bilgiler, olayın adli yönünün yanı sıra mevcut okul güvenliği modelinin etkinliğinin değerlendirilmesi açısından da belirleyici olacak.

